4 yıldır motosiklet kullanıyorum, çocukluk hayalimdi hep. Okulu bitirir bitirmezde borç harç bir şekilde minik bir motosiklet aldım kendime.  Motoruma ilk bindiğim zamanki korkuyla karışık mutluluğu tarif etmem imkansız.  Bayramda yeni ayakkabısına kavuşmuş çocuk mutluluğu gibiydi.

O dönemlerde çevremde bana yol yordam gösterecek pek motosiklet kullanan tanıdığım yoktu.  Yarım kaskla, bez spor ayakkabıyla ve incecik korumasız süslü bir deri ceketle kullanıyordum.  Bir çok kere saçma şekillerde düştüm  tabi giydiğim kıyafetlerde  korumanın emaresi dahi  olmadığı için her yerim yara bere içindeydi.

O  süreçte yeni insanlarla tanıştım, dünyayı gezen insanların hikayelerini okudum, söyleşilerine katıldım.  Bakış açım değişmeye başlamıştı. Ucuz yollu ekipmanlar almaya başladım önce korumalı mont dizlik gibi. İşin içine girdikçe kazaları görüp, okudukça  kullandığın motosikletin gücünün, tarzının, modelinin önemi olmaksızın koruyucu ekipmanın birinci planda olduğunu öğrenmiş oldum gecikmeli olarak.

Elimde kaskımla bir yere gittiğimde “Aaaaa motor mu kullanıyorsunuz, zor değil mi İstanbul’da motosiklet kullanmak, sıkıştırıyorlar mı trafikte?” benzeri sorulara maruz kalıyorum.  Çoğunluğuna  bir erkek hangi zorluklarla karşılaşıyorsa bende benzerleriyle karşılaşıyorum deyip geçiyorum, kimisine cevap bile vermiyorum.

Evet canım ülkemde kadın olmak bile başlı başına zor.Ama buna rağmen var olan tüm tabulara karşı gelerek motosikleti yaşam biçimi haline getirmiş onlarca kadın var. Şule Özürün Bendler, Serpil Kalaycı, Asil Özbay benim keyifle takip edip örnek aldıklarım ve daha niceleri var.

 

Kadın olmak hiçbir zaman  ve hiçbir alanda bana engel olmayacak! Kimi kadın sürücülerin  motosiklet kullandıkları zaman cinsiyetlerini belli etmeyecek kıyafetler tercih ettiğini ya da saçlarını kaskın içine sakladıklarını görüyorum. Ben de aksine kaskımın üstüne örgülü saçlar taktım J  Saklanacak değil gurur duyulacak bir şey yapıyorum.

Uzun uzun yollara çıkıyorum motosikletimle küçük cc olmasına aldırış etmeden yolların, manzaranın  ve yol arkadaşım Zeytin’le olmanın keyfine vara vara. İnsanların bana anormal bir şey yapıyormuşum gibi bakması rahatsız etmiyor artık.

Alışacaksınız diyorum kendi kendime. Alışacak bu toplum benim gibi asiler vazgeçmeyecek, toplumun dayattığı kalıplara girmeyeceğiz. Bir erkeğin yapabildiği ne varsa yapabiliyoruz, elimizi hamura değil motor yağına bulaştırmayı seviyoruz.  Pozitif dahi olsa ayrımcılığa maruz kalmak istemiyorum hiç bir zaman.  Gün geçtikçe artacak kadın motosiklet kullanıcıları ben umutluyum.

Korkmayın, vazgeçmeyin, yılmayın 2 teker özgürlüktür bu özgürlüğün tadına varın …