Motosiklet, uzun yol ve rüzgarı hissetmek… Hepsi aslında başlı başına insana keyif verebilecek, mutlu edebilecek etkenler. Ancak üçü bir araya geldiğinde olay bambaşka bir boyuta taşınıyor. Size kısaca ben bu zehri nasıl aldım, nasıl bağımlılık yaptı ondan bahsedeyim. Aslında çoğunuzun olduğu gibi ben de bu sistemde ayakta kalmaya çalışan bi beyaz yakalıyım -maalesef-.

Aslında tüm serüven uçakla İtalya’ya gidip oradaki motor kültürünü görmem, insanların özgürlüğüne aşık olmamla başladı. Hemen dönüp kendime hataya toleransı en yüksek olan, en sevimli gözüken motoru aldım (Honda MSX 125). Ben asla “çıkayım deli gibi gazlayım, aralardan makas atayım, sahilde gideyim şekil yapayımcılardan olmadım. Motoru aldığım ilk günden bu yana uzun seyahatler peşinde koştum. İlk uzun sayılabilecek yolculuğum da Msx125 ile yaptığım mini Yunanistan turu oldu (2000km kadar).  Ardından Ktm Duke 250 ile 7000 km kadar bir Balkan turu, son olarak da bu sene  Honda CB500F ile 8000 km kadar bir Türkiye turu yaptım.

Çok uzun bir geçmişim yok 4 senedir motor kullanıyorum fakat her sene ayarlayabildiğim sürece uzun yol yapmaya çalışıyorum. Tüm bu yolculuklara çıkarken hem de her seferinde çevremdeki insanlar “Bu motorla o yol çekilir mi, titreşimden bi’ tarafların uyuşur gel gitme” minvalinde yorumlar yaptılar. Çevrenizde bu insanlar hep olacaklar, o yüzden bunlara alışın ve dinlememeyi öğrenin.  Siz beklentinizi motorunuza göre ayarladıktan sonra emin olun hiçbir şey sizi zorlamayacaktır. Naked motorla yola çıkarken ben rüzgar yemeden giderim diye çıkıyorsanız zaten baştan kaybediyorsunuz demektir. O yüzden beklentilerinizi, kendinizi motorunuza göre ayarlayın.

Yollarda karşılaşacağınız manzaralar, tanışacağınız insanlar, üstesinden geleceğiniz zorluklar, hissedeceğiniz rüzgar sizi siz yapan her şey aslında. Bir kere yola çıktıktan sonra kafanızdaki tüm sorunların geride kaldığını ve yolu yaşadığınızı hissedecek ve buna bağımlı olacaksınız. Mutlaka ama mutlaka bu yolcululardan birine tek başınıza çıkın.

Şimdi yola tek çıkmak insana ne kazandırıyor?

Neden tek çıkalım diyebilirsiniz. Her şeyden önce tek olduğunda o uzun kilometreler boyu kendinizle yüzleşiyorsunuz. Korkacaksanız tek başınıza korkuyosunuz ama bi’ şekilde sorunların, korkuların üstesinden gelip yola devam ediyorsunuz. Her şeyi ‘siz’ yapıyorsunuz. Bir nevi kendinizi buluyorsunuz. Diğer taraftan durduğunuz köylerde, şehirlerde konuşacak kimseniz olmadığı için gidiyorsunuz ve başka insanlarla tanışıyorsun çünkü buna mecbursunuz. Köylerde kahvelere girip amcalarla dedelerle muhabbet kuruyorsunuz. Şehirlerde izler bırakıyorsunuz.

 O yüzden yola çıkın.

Bu yaptığım ve ilerde yapacağım yolculuklara ait görüntülere, videolara instagram üzerinden “@ciplakmotorcu” kullanıcısını aratarak erişebilirsiniz. Şimdiden uyarayım ben değil motor çıplak ?